Gmail Smtp kullanarak ekli mail göndermek
İnternete bağlı bilgisayarda çalışan programların mail atabilmesi için
local servera smtp kurmadan gmail mail adresinizi kullanarak mail atabilirsiniz.
Mail atan fonksiyon aşağıdadır. Fonksiyon mail için gerekli parametreleri ve
eklemek istediğiniz dosyanın yolunu parametre olarak alır. Gmail smtp adresi
"smtp.gmail.com" port numarası olarak 587'yi alır. Gmail smtp mail olarak en son
günde 250 maili desteklemektedir. Aşağıda bir metin dosyası ekli bir mail
gönderme örneği gösterilmiştir.
sendMail("body", @"c:\a.txt", "mehmetaliecer@gmail.com",
"mehmetaliecer@gmail.com", "sub", "smtp.gmail.com", "parolanızı:>", "587", "true");
public bool sendMail(string body, string filePath, string from, string to, string subject, string smtp, string password, string port, string enableSsl)
{
try
{
System.IO.FileInfo fi = new System.IO.FileInfo(filePath);
if (!fi.Exists) return false;
System.Net.Mail.MailMessage mailMsg = new System.Net.Mail.MailMessage();
mailMsg.Body = body;
mailMsg.Subject = subject;
System.Net.Mail.Attachment file = new System.Net.Mail.Attachment(filePath);
mailMsg.Attachments.Add(file);
mailMsg.From = new System.Net.Mail.MailAddress(from);
mailMsg.To.Add(new System.Net.Mail.MailAddress(to));
mailMsg.Priority = System.Net.Mail.MailPriority.High;
System.Net.Mail.SmtpClient smpClient = new System.Net.Mail.SmtpClient();
if (password != string.Empty)
{
smpClient.Credentials = new System.Net.NetworkCredential(from, password);
}
if (port != string.Empty)
{
smpClient.Port = Convert.ToInt32(port);
Merhaba sql server içerisinde select yaptığınızda ekrana devamlı aynı satırlar aynı sırada gelir. Eğer siz gelen data kümesi içerisinde sıralamanın rasgele olmasını istiyorsanız newid() ile gelen dataları rasgele yapabilirsiniz.
Örnek olarak Uye tablosunun satırlarının rasgele gelmesini istiyorsanız.
select * from Uye order by newid()
yazabilirsiniz. newid ile satırlara mssql içerisinde özel bir alan gelir bu alan tekil bir alandır ve her sorgulamada değişir. Siz sorgulamanızı newid()ye göre sıralarsanız gelen datalar rasgele olarak ekrana gelecektir.
Oğuz Kutlu'ya teşekkürler.
Evet biraz ağır bir kelime safsata ama özellikle Java yazılım mimarlarının
dilinden düşünmediği bir kelime design pattern. Peki nedir bu design pattern tamamen safsata
evet object oriented bir dilde olan olması gereken tüm özellikleri ayırmışlar ve isim vermişler
adınada design pattern demişler. Benim fikrim zaten yaptığınız object oriented bir uygulamada
aşağıda ayrıntıları ile anlatılan yöntemlerin hepsi kullanılmalı eğer kullanılmıyorsa yazılımda
mimaride bir hata vardır. Özellikle java yazan arkadaşlarımın ağzındadır bu söz ben öz yüz yazmam ben
yazılım yapmam design pattern yaparım. Yahu sen yazılım yapmadan bunları nasıl uygulayacaksın. Tamam bundan
20 yıl önce bu kavramlar çok önemliymiş niye çünkü o zaman lar daha yeni yeni object oriented mimari gelişiyormuş
ve bu mimari ile c gibi structured fonksiyonel dillere büyük üstünlük sağlanmış ve bu mimari doğrultusunda
yazılım yapılmış. Fakat durum şu an çok farklı siz eğer .net olsun java olsun c++ olsun eğer bu mimarileri
kullanmıyorsanız zaten sizin yaptığınız yazılım c gibi structured bir yazılımdır. Onun için bu kadar terminolojiye ve
kafa karıştırmaya gerek yok diye düşünüyorum. Aşağıdaki açık kaynak alıntı makalenin en son paragrafıda benim düşüncelerimi destekler
yönde. Sizde bir okuyun ve bu tasarım desenlerinin zaten kullandığınız ve ismini bilmediğiniz bir terminoloji olduğunu anlayın. Yorumlarınızı bekliyorum
Tasarım Desenleri isimli makaleyi okumak için
buraya basınız.
Destursuz bağa giren,hesapsız dayak yer.
Yanlışın istikbali yoktur.
Başarıya giden yolda çekilen çile kutsaldır.
Ayakta olmek diz ustu yasamaktan daha cok onur vericidir...!
Karanlığın en koyu anı, aydınlığa en yakın olduğu andır
Arkadaşlık ağaca benzer,kurudumu birdaha yeşermez.
Kıyakçılığın sonu ayakçılıktır.
Sürüden ayrılanı kurt kapar.
Doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar.
Tarihini bilemeyen geleceğinide bilemez
Boş zaman yoktur boşa geçen zaman vardır.
Acınmaktansa kıskanılmak daha iyidir.
Ilerlediginiz yolda hic bir zorlukla karsilasmiyorsaniz,bilinki o yol asla sizi dogruya ulastirmaz...!
Böcek olmayi kabullenenler, ezilince sikayet etmemelidirler.
Barışı korumanın en iyi yolu savaşa hazır olmaktır.
Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar.
Tekme yiyen köpeğin dişleri daha sivridir.
Hiç kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz.
Cesaret ölmek değil yaşamakla ölçülür.
Güneşe bakarsan gölgeleri göremezsin.
Kurtlarla arkadaş ol, yalnız elinden baltayı bırakma.
Az anlamak, ters anlamaktan iyidir.
Sonuçları değil, baslangıçları değiştirmek gerekir
Kan Dökenin Kanı Temiz Kalmaz
Para Konuşunca, Doğruluk Susar
İşin İçine Çok Aşçı Girdi Mi, Çorbanın Tadı Tuzu Kalmaz.
Apple ın safarisi çok hızlı. Aşağıdaki resimlerden de anlaşılacağı gibi html, ve javascript performanslarında rakiplerine (özellikle microsoft explorera) açık ara fark atmış durumda. Fakat gelen duyumlara göre FireFoxun üçüncü nesli test sürümlerinde safariyi geçiyormuş. Bekleyip görmek gerekiyor fakat şu anda stabil en hızlı tarayıcı safari. Teşekkürler Apple
Anlayana....
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol!...
Hat: Mahmut Şahin
Asırlardır çağdaş parolasıyla yola çıkan İTÜ de yine doğru düzgün bir iş
İTÜ Mustafa İnan Kütüphanesi, Türkiye’nin en modern, teknik açıdan da en
zengin kütüphanesi olarak hizmete açıldı. 500 bin cilt kitabın yer aldığı
kütüphanede nadir elyazması kitaplar için gazlı söndürme sistemi mevcut.
Kütüphanede, 15 binden fazla elektronik dergiye erişim imkánı var. Peki Mustafa
İnan kim mi? Onu da Oğuz Atay’ın, "Bir Bilim Adamının Romanı"nı okuyarak
öğrenebilirsiniz.
İSTANBUL Teknik Üniversitesi’nin Ayazağa Kampusu’nda açılan Mustafa İnan
Kütüphanesi, Türkiye’nin en modern ve teknik bilimler açısından en zengin
kütüphanesi olma özelliğini taşıyor. 500 binden fazla kitabın yer aldığı Mustafa
İnan Kütüphanesi’nin sadece raf uzunluğu 13.4 kilometreyi buluyor. Yedi bin
nadir eserin özel bir bölümde korunduğu kütüphanede üzerinden 800’ü basılı olmak
üzere 15 binden fazla bilimsel dergiye de yedi gün 24 saat boyunca ulaşmak
mümkün.
Kütüphanenin aynı anda 1250 öğrenciye hizmet verebildiğini söyleyen İTÜ Rektörü
Prof. Faruk Karadoğan, 3 milyon YTL’lik abonelik sisteminin dünyanın her
tarafındaki bilimsel makale, kitap ve araştırmaları öğrenci ve öğretim üyesinin
ayağına getirdiğini söyledi. Mezunların projeye büyük destek verdiklerini
hatırlatan Prof. Karadoğan, "Sadece 400 İTÜ mezununun 2 milyon YTL’lik katkı
yaptığını belirterek, "Bu bile tek başına 60 bin mezunun bir araya geldiği zaman
neler yapabileceğinin göstergesidir" dedi. Kütüphane ile birlikte kitap yazımını
destekleyip teşvik etmek için yeni bir atılım içinde olduklarını belirten Prof.
Karadoğan, "Kitap yazacak öğretim üyelerine çeşitli imkánlar tanıyacağız.
İsteyene dizüstü bilgisayar vereceğiz. Böylece kendi kütüphanemizde kendi
kitaplarımızın sayısının artmasını sağlayacağız" diye konuştu. Prof. Karadoğan,
amaçlarının öğrenci ve öğretim üyelerinin vakitlerinin büyük bolümünü kapusta
geçirmelerini sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Bunun için her türlü imkánı
ayaklarına getiriyoruz. Yüzme havuzundan futbol sahasına, internetten alışveriş
merkezine kadar her şey kampusta mevcut. Böylece araştırma için daha fazla vakit
kalacak" dedi.
Evet html 5 çıktı parmaklar klavyede bir an önce sayfa görüntüleyicilerin html 5 i desteklemesini bekliyoruz.
HTML 5 ile gelen yenilikleri
buradan okuyabilirsiniz.
OOXML ile dökümantasyon alt yapısı xml standartı haline geliyor. Şimdilik Office 2007 nin desteklediği alt yapı sayesinde tüm platformlarda ve tüm yazılım dilleriyle dökümantasyon yapılabilecek. Hatta ve dahası notepad ile powerpoint, word, excel dökümanları hazırlanabiliyor. OOXML ile ilgili ayrıntılı bilgiye
buradan ulaşabilirsiniz.
Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
Bebek ağladığı kadar bebektir.
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin,bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin.
CanYücel

Dün bir kitap okudum ve kitapta geçen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Allahın aslanı adıyla anılan Hz. Ali bir şavasa katılır. Karşı taraf güç olarak Hz. Ali den kat ve kat daha güçlüdür ve düşmanın en büyük özelliği çok gaddar olmalarıdır. Neyse savaşta Müslümanlar büyük başarı sağlar en son karşı tarafın lideri ile Hz. Ali karşılıklı kılıçları çekerek harbe başlar. Hz Ali hasmını yere yatırır kılıcını kaldırır tam hasmını öldürecekken hasmi Hz. Ali'nin yüzüne tükürür. Hz. Ali bir an duraklar kılıcını indirip hasmını öldüreceği zannedilirken kılıcını alır ve fırlatır. Hasmı da şasırır bu işe çevredekilerde, hasmı ayağa kalkar Ya Ali niye beni öldürmedin der. Hz. Ali'nin cevabı
seni Allah rızası için öldürecektim fakat sen benim yüzüme tükürdüğünde seni nefsim içim öldürmek istedim der. Bu cevaba şaşıran Hz. Ali'nin hasmi Kelime-i Şehadet getirir ve müslüman olur.
Dün bu hikayeyi dinledikten sonra benimde aklıma şu soru geldi
Ya Tayyip El-Kadı sen Allah rızasi için mi iftar yemeği verdin yoksa oy avcılığı için mi? Dinin politikaya ya da politikanın dine bulaşması şu anda ampül de tam bu hadiseyi yaşıyoruz.
Asimo hastalandı. Hondanın ürettiği hatta bazı büyük firmalarının benzer teknolojiler çıkartıp reklamlarını yapmaya çalıştığı (en komiği bizim ülkemizden gelmişti Çelik robot adıyla bir oyuncak) robot en son gösterisinde başarısız oldu. Teknolojiyi temsil eden Asimo nun durumu içimi sızlattı iyice içimizden biri gibi görmeye başlamışız demekki Asimo yu. Ama herşeye rağmen teşekkürler HONDA teşekkürler Asimo siz bu işi başaracaksınız size güveniyoruz.
Yıllardır yazılım sektörü ve yazılım dilleri büyüyor gelişiyor. Artık son noktaya gelindi dediğimizde yeni teknolojiler yapılar ortaya çıkıyor.
Bu yeni yapıların çoğu ihtiyaçtan yola çıkıyor(mesela linq ihtiyacını arkadaş ortamında yıl 2000 de konuşuyorduk tam olarak çıkması 2007 yi buldu). Yeni bir ihtiyaç olarak aklıma birşey geldi bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabi bu istek sadece framework yazılımı alanında değil belki assembly
belki computer architecture alanında ciddi yenilikler getirebilecektir. Kafamda düşündüğüm yapı kabaca aşağıdaki gibi fonksiyonların olması aşağıdaki
gibi fonksiyon çağırılımlarının yapılmasıdır. Bunun sonucunda fonksiyonlara referans geçilmesinin azalması, yazılımın okunurluğunun artması, performans iyileştirme vs. vs. gibi yararların olabileceğini düşünüyorum. Acaba sizin fikriniz nedir?
public bool,DataTable,int f1();--->Geri dönüş 3 tane dir bunlar bool, DataTable ve integer değerlerdir. Bu fonksiyonu ayrıca aşağıdaki gibi
overload edilebilmeli
public int,DataTable,bool f1();--->Ben kod içerisinde geri dönüş tipi alışıma göre her iki fonksiyonu da ayrı ayrı çağırabilmeliyim
bool a;
DataTable dt;
int b;
a,dt,b=f1();
b,dt,a=f1();
diyebilmeliyim. Sonuçta işlemci geri dönüş tiplerine bakarak hangi fonksiyonu çağıracağına karar verebilmeli. Fonksiyon içerisinde return aşağıdaki gibi olmalı
return 1,new DataTable(),false; ya da
return false,new DataTable(),1;
nasıl bence bu tarz bi yazım okunurluğu artıracak ve biz yazılımcılara avantajlar sunacaktır. İki gün sonra microsoft buna benzer bi yapı çıkartırsa hep beraber biz söylemiştik deriz.

Herkesin Kurban Bayramı hayırlara vesile olsun.
Favori .NET yazılım geliştirme platformum sharpDevelop u
buradan indirebilirsiniz. Tamamen açık kaynak kodlu olup yazacağınız ve satacağınız ürünlerde ücret ödemeden kullanabilirsiniz.
Hafta içinde webiner ile microsoft tarafından tanıtılan Kasım 2007 sürüm sql 2008 i kurmaya çalıştığınızda aşağıdaki hatayı alıyorsun.
Alın size Bug 1. Biraz kurcaladıktan sonra bölgesel dil seçeneklerinin Türkçe olmasından dolayı bu hatayı aldığımızı anladım. Dil seçeneklerini
United States yapınca aşağıdaki hatayı almıyorsunuz.
LandingPage is not valid value for setting ACTION. Refer to Help for mor information. Error code 0x84B40000
Bir entity niz var bu sınıfın içerisindeki public değerleri xml e dönüştürerek değerleri ile saklamak istiyorsunuz. Aşağıdaki gibi bir
fonksiyon kullanarak bunu yapabilirsiniz.
public static string GetXmlString(object k)
{
XmlSerializer objXmlSerializer = new XmlSerializer(k.GetType());
TextWriter TW = new StringWriter();
objXmlSerializer.Serialize(TW, k);
return TW.ToString();
}
Sql Server 2008 ile gelen yeniliklere
buradan bakabilirsiniz.
Kasım 2007 tarihli Diyanet aylık dergisinden alıntıdır.
Anmak Anlamaktır“Peygamberi küçültmek isterseniz kendiniz küçülürsünüz”
Kemal Atatürk
Atatürk'te Peygamber Sevgisi
Beğenilen, değer verilen, önemli görülen şey sevilir. Ata-türk'ün beğendiği, saygı duyduğu, değer verdiği, taktir etti-ği en büyük insan Peygamberimiz Hz. Muhammed idi.Onun büyüklüğüne dil uzatanları affetmez, Allah ve Peygamber konula-rı ulu orta Atatürk'ün yanında tartışma konusu yapılamazdı. Bir gece sof-rada sohbet sırasında Peygamber’i tenkit ederek Atatürk'e yaranacağınızanneden birisinin konuşmasını kızgın bir şekilde elini masaya vurarak keserve: “Bu konuyu kapatın... Peygamber’i küçültmek isterseniz, kendiniz kü-çülürsünüz!” der. (Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı İdim, İst. 1973, 252) Bu cümleAtatürk'ün, Peygamberimizin büyüklüğünü onaylamasını gösterdiğikadar ona hayranlığının da bir ifadesi sayılabilir. 1926 yılında yaptı-ğı bir konuşmada Peygamberimizin adının unutulmayacağını,“O, Allah'ın birinci ve en büyük kuludur. Onun izinden bu-gün milyonlarca insan yürüyor. Benim, senin adın silinir, fa-kat sonuca kadar O, ölümsüzdür.'' cümleleriyle (Gn. Kur. Bşk.lı-ğı, Atatürkçülük, 1. 455) anlatır. Hz. Muhammed'e peygam-berlik gelmeden önce gençliğinde güvenilir insan olma-sı bakımından Muhammed’ül-Emîn yani güvenilir Mu-hammed lakabı takılmıştı. Onun kabilesi tarafındansevilen bir kişi ve nasıl peygamber olduğunu Ata-türk 1 Kasım 1924'te yaptığı konuşmada şöyleanlatır:
"Son peygamber olan Mu-hammed Mustafa (s.a.s.) 1394sene evvel rûmi nisan içinde rebiülevvel ayının on ikinci Pazartesigecesi sabaha doğru tan yeri ağa-rırken doğdu... Hazreti Muham-med eyyam-ı sabavet (çocuklukgünleri) ve şebabeti (gençliği) ge-çirdi. Fakat henüz peygamber ol-madı. Yüzü nuranî (ışıklı, saygıuyandıran) sözü ruhanî, reşit (er-gin) rüiyette bîbedel (görünüşteemsalsiz), sözüne sadık ve halim(yumuşak huylu) mürüvvetçe (iyi-lik severlikte) saire faik (başkaları-na üstün) olan Muhammed Mus-tafa, evvela (önce) bu evsaf-ımahsusa (özel nitelik) ve müte-mayizesiyle (sivrilmesiyle...) kabi-lesi içinde Muhammed’ül-Emîn(güvenilir Muharnmed) oldu. Mu-hammed Mustafa, peygamber ol-madan evvel kavminin muhabbeti-ne, hürmetine, itimadına mazhar(erişen) oldu. Ondan sonra ancak40 yaşında nübüvvet ve 43 yaşındarisalet (peygamberlik) geldi. Fahr-ıâlem (kâinatın övüncü) Efendimiznâmütanahî (sonsuzca) tehlikeleriçinde, bîpayan (tükenmez) mih-netler ve meşakkatler karşısında 20sene çalıştı ve din-i İslâmı tesise (İs-lâm dinini kurmaya) ait vazife-ipeygamberîsini ifaya (peygamber-lik görevini yerine getirmeye) mu-vaffak olduktan sonra vasıl-ı âlâ-yıilliyyîn (cennetin en yüce yerine eri-şen) oldu” (Bak. Atatürk'ün Söylev ve De-meçleri, I, 289) Her dönemde, her büyük insa-na kendini bilmezler tarafındanküçültücü beyanlarda bulunulur,iftiralar atılır. Hz. Peygamber'e deözellikle başka dinden olanlar tara-fından bazı yakışıksız iftiralar atıldı.Ona mecnun diyenler, deli diyen-ler oldu. 1930 yılında Hz. Pey-gamber’i küçük düşürmeye yöne-lik ifadeleri içeren bir kitap ve ya-zar hakkında Atatürk şu açıklamayıyapar: “Muhammed'i bana, cezbeyetutulmuş sönük bir derviş gibi ta-nıttırmak gayretine kapılan bu ca-hil adamlar, onun yüksek şahsiye-tini ve başarılarını asla kavrayama-mışlardır. Anlamaktan da çokuzak görünüyorlar. Cezbeye tu-tulmuş bir derviş, Uhud Muhare-besinde en büyük komutanın ya-pabileceği bir plânı nasıl düşünürve tatbik edebilir? Tarih, gerçekle-ri değiştiren bir sanat değil, belir-ten bir ilim olmalıdır. Bu küçükharpte bile askerî dehası kadar si-yasî görüşüyle de yükselen bir in-sanı cezbeli bir derviş gibi tasvireyeltenen serseriler, bizim tarih ça-lışmamıza katılamazIar. Muham-med, bu harp sonunda çevresin-dekilerin direnmelerini yenerek vekendisinin yaralı olmasına bakma-yarak, galip düşmanı takibe kalkış-mamış olsaydı, bugün yeryüzün-de Müslümanlık diye bir varlık gö-rülemezdi.”
KPDS ve ÜDS sınavında en fazla çıkan 2000 kelime öğrenme programını yaptım. Programın bu versiyonunda önce ingilizce kelimeleri verip daha sonra türkçe karşılıklarını veriyor. İkinci versiyonda türkçe kelimeleri verip ingilizce karşılıklarını verecek şekilde geliştirmeyi hedeflenmekteyim.
Programı buradan indirebilirisiniz. Kullanmak için makinenizde microsoft framework 2.0 ın kurulu olması gerekiyor eğer bilgisayarınızın normal güncellemelerini yapıyorsanız zaten framework makinenizde yüklüdür. Herkese sınavda başarılar...
System.Environment Sınıfı ile Uygulama Çalışma Alanı Hakkında Bilgi Edinmek
Web applicationlarda serverın bilgilerini ya da windows applicationlarda client bilgisayarları hakkında bilgi edinmek için System.Environment sınıfını kullanabilirsiniz. Environment.OSVersion, Environment.CurrentDirectory, Environment.GetLogicalDrives(), Environment.Version, Environment.MachineName, Environment.ProcessorCount, Environment.UserDomainName, Environment.UserName vs. en çok kullanacağınız bilgiler olacaktır.
Console.WriteLine("Current Operating System "+ Environment.OSVersion);
Console.WriteLine("Current Directory:"+ Environment.CurrentDirectory);
string[] drives = Environment.GetLogicalDrives();
for (int i = 0; i < drives.Length; i++)
Console.WriteLine("Drivers {0} : {1} ", i, drives[i]);
Console.WriteLine("Executing version of .NET: "+Environment.Version);
Console.WriteLine("Machine Name:"+Environment.MachineName);
Console.WriteLine("Processor Count" + Environment.ProcessorCount);
Console.WriteLine("UserDomainName:"+Environment.UserDomainName);
Console.WriteLine("UserName: "+Environment.UserName);
Console.WriteLine("NewLine: " + Environment.NewLine);
Console.ReadLine();
Tekil sütünlarınızın olmasını istiyorsunuz fakat iki sütun kullanıyorsunuz. Birinde null değeri varken diğer sütün kendi içinde değer alıyor ya da tam tersi. Bu durumda her iki sütünu kapsayan unique constraint koyarak her iki sütun üzerinde çalışan tekillik özelliğini sağlayabiliyorsunuz.
CREATE UNIQUE CLUSTERED INDEX index_name ON tbl_A (col1,col2)
veya
CREATE UNIQUE NONCLUSTERED INDEX index_name ON tbl_A (col1,col2)
yazgelistir.COM da bugün yayınlanan ipucum aşağıdadır;
Yazdığınız bir fonksiyon aynı tipte birden fazla değişken alıyorsa ve bu değişkenler üzerinde işlemler yapıyorsa bunun için farklı sayıda parametre alan birden fazla fonksiyon yazmak yerine params niteleyicisini kullanarak fonksiyonun değişken sayıda parametre alarak çalışmasını sağlayabilirsiniz.
static double Avg(params double[] values)
{
double sum = 0;
for (int i = 0; i < values.Length; i++)
sum += values[i];
return (sum / values.Length);
}
static void Main(string[] args)
{
double avg;
avg = Avg(1.0, 3.4);
Console.WriteLine("{0}",avg);
avg = Avg(1.0, 3.4, 7.7);
Console.WriteLine("{0}",avg);
}
Herkesin ağzındadır .net şunu yapar bunu yapar, .net c++ ve javanın tüm özelliklerini almıştır onları kapsar üzerine ek kendinden birşeyler ekler evet doğru birçok şey yapabilirsiniz .net ile fakat hala .netin c++ ve javaya karşı eksiklikleri var. Ben bu lafı tam tersinden okumak yanlısıyım yani c++ ve java .net i kapsar özerine kendilerinden birşeyler koyar. Durun hemen kızmayın işte size kanıtı c++ ve javanın desteklediği ve yazılımın okunabilirliği için bence şart olan
Default Function Arguments .net tarafından desteklenmemektedir. Peki nedir bu Default Function Arguments ?
Default Function Arguments ile fonksiyonlara default değerler verebiliriz.
void char f(int i, int j=0; char k='h'){
............................................
}
Biz c++ da yukarıdaki fonksiyonu f(1); f(1,2); f(1,2,'b'); şeklinde çağırabiliriz. Okunabilirliği ne kadar artırıyor görüyorsunuz değil mi? . net ile bunu yapmak için 3 tane ayrı fonksiyon yapıp overload yapmamız gerekirdi. Günümüzde microsoft gibi bir dev karşısında c++ ve javanın varlığını sürdürmesi bana göre bu güçlü altyapısından kaynaklanıyor. Haklı değilmiyim?
Çoğu programcı javascript ile ulaşmak istediği elemente aşağıdaki gibi ulaşmaya çalışır.
for(x=0;x<document.all.length-1;x++) {
a=document.all.item(x);
}
fakat bu kullanım şekli sayfa üzerinde çok fazla sayıda element olduğunda
sayfayı çok yavaşlatır. Burada eğer erişmek istediğiniz elementin tagName ını bilebiliyorsanız.
Sayfanın tüm elementlerini dolaşmak yerine bu elementleri tagName filtresi koyarak dolaşmak çok büyük bir performans artışına yol açmaktadır.
Bunun için mümkün olduğu kadar aşağıdaki kullanımı kullanmak gerekiyor.
for(x=0;x<document.getElementsByTagName("INPUT").length-1;x++) {
a=document.getElementsByTagName("INPUT")[x];
}
Yazgelistir.COM da yayınlanan ipucum aşağıdadır;
CLS(Common Language Specification) Uyumlu Kod Takibi
Yazdığınız kodların CLS(Common Language Specification) uyumlu olup olmadığını anlamak için kod dosyanızın içerisine
[assembly: System.CLSCompliant(true)] yazıp derlemeniz gerekir. Eğer yazılan kod CLS uyumlu değilse derleme esnasında uyarı alırsınız.
Örnek:
using System;
[assembly: CLSCompliantAttribute(true)]
[CLSCompliantAttribute(true)]
public class MyCompliantClass {
public void ChangeValue(UInt32 value){ }
public static void Main( ) {
int i = 2;
Console.WriteLine(i);
}
}
Aldığınız hata:
error: CS3001: Argument type "uint" is not CLS-compliant
Birbirinden güzel insanlar, eski çalışma arkadaşlarımızla yaptığımız iftar yemeği fotoğrafları geçti elime. Yemek organizasyonu ne kadar kötü olursa olsun güzel insanlarla beraber olmak herşeyi ortadan kaldırıyor. Bu arada Kadıköy de bulunan Otantik adlı lokantaya kesinlikle gitmeyin hayatımda gördüğüm en saygısız, kıt Türkçeli ve heran parlayıp insanları dövecekmiş izlenimi veren garsonların olduğu, sahibinin yemek faturasını şişirip nasılsa kontrol etmezler mantıklı, hatası ortaya çıkıncada sanki suçlu kendi değilmişte hırsızlığı yakalayan müşteriymiş gibi muamele eden bir yer orası. Kafalarına göre garsoniyenin yazıldığı ikram salata servislerine dünyanın parasının yazıldığı, yer ayırtmamıza rağmen yerimizi başkalarının oturduğu bir yer. Aman ha biz gittik siz gitmeyin...
Dün eşimle beraber Kenter tiyatrosunda idik, sabırsızla beklediğimiz Yıldız Kenter in Ben Anadolu adlı oyununa gittik. Yıldız Kenter in tek kişilik mükemmel performansına hayran kaldık.Oyunda, büyük usta Yıldız Kenter Hititlerden günümüze Anadolu topraklarında öne çıkmış, tarihin akışını değiştirmiş ya da kadın kimliğini etkilemiş 16 değişik kadını canlandırmakta : Bereket tanrıçası Kibele ile başlayan oyun bu tanrıçanın çeşitli kadınlarda cisimleşmesiyle devam edecek: Hitit Kraliçesi…Troya Başkonutanının karısı, bir erkeğe aşık olduğu için suçlanan Amazon…Bizans İmparatoriçesi Theodora… İlk kadın tarihçi Anna… Orhan Gazinin karısı Nilüfer Hatun…Nasreddin Hoca nın karısı… Şair Nigar Hanım… Halide Edip…Anna Komnena, Puduhepa, Pölüksena canlandıracağı karekterlerden bazıları.
Mitolojik çağlardan günümüze, ünlü Anadolu kadınlarının portrelerinden oluşan bu 16 kadın genellikle bir iç hesaplaşma ya da karar anını yansıtan kısa öykülerle sunulmakta.
Yazan : Güngör Dilmen
Yöneten : Yücel Erten
Dekor : Osman Şengezer
Oynayan : Yıldız Kenter
Yaşaşın Türkler, Yaşasın Kürtler, Kahrolsun PKK

Eşimle geçen Anna Karannina ya gitmek çok istemiştik bilette almıştık fakat aksilikler yüzünden gidememiştik. Bir senedir dört gözle beklediğimiz Yıldız Kenter tiyatrosunun biletleri satılmaya başladı ve bizde biletimizi aldık. 26 Ekim de biz tiyatrodayız sizi de bekleriz.


Bir facebook hastalığıdır aldı gitti hepimizi, nedir bu facebook insanlar üye oluyor resimlerini yüklüyorlar daha sonra eski arkadaşlarınızı aratıp bulabiliyorsunuz mesajlaşabiliyorsunuz. Fikir olarak pek parlak gelmiyor ilk bakışta ama insanlar için arkadaşları çok önemli özellikle de erişemediği bulamadığı arkadaşları. Neyse 2 hafta oldu facebook a üye olalı ve 40 dan fazla arkadaşımı bulabildim. Özellikle bugün çok sevdiğim iki tane arkadaşımı buldum. İlkokulu bitireli neredeyse 14 sene olmuş bu on dört yıl boyunca görüşememişiz telefonlarını unutmuşuz ama hep aklımda olan Alper Çataloğlu ve Funda Akçakaya Kılıç ı buldum facebook ta. Mesajlaşıp bi hasretliktir aldı götürdü bugünü dile kolay 14 yıl olmuş. Aklımda diğer ilkokul isimleri var Ali Berat Şahin, Özlem Ersoy, Gamze, Alper, Esra, Şule, Zafer, Sadık ve isimlerini hatırlayamadım gözümün önündeki simalar bekliyorum sizleride facebook a artık sizleride çok özledim sizlerlede hasret gidermek istiyorum.

Hayırlısı ile kazasız belasız bir Ramazan ayınıda geride bıraktık. Önümüzde Ramazan bayramı çocukların söylemi ile şeker bayramı. Herkesin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramda eş dost ziyareti yapmak, çocukları sevindirmek ve vakit bulabilirsem projelerim üzerine çalışmayı düşünüyorum.

Cumartesi günü Burak Selim Şenyurt hocanın verdiği WCF(Windows Communication Foundation) seminerine gittim. Tek kelime ile mükemmel bir seminerdi Burak Hoca yine döktürdü. Yazılım işleri ile ilgilenen profesyonel ya da amatör herkese tavsiyem eğer Burak Hocanın seminerini görür ve yer bulabilirseniz kesinlikle kaçırmayın. Netron un en popüler ve en kıskanılan hocası desem yeridir Burak Hoca için. Ayrıca seminerde bir süpriz vardı: tüm csharpnedir editörleride seminere katıldı. Sefer Algan ve Oğuz Yağmur Hocaları şahsen ve diğer editörleride ismen tanıyordum bu değerli kişilerle ayak üstü muhabbet etme imkanımız oldu. Özellikle Sefer Hoca ile konuşmak ayrı bir zevk sizlere Sefer Hoca ile yaptığım konuşmadan beni gerçekten şaşırtan bir anektodu vereceğim. Sefer Hoca bildiğiniz gibi ilk Türkçe csharp kitabının yazarıdır, bilgisi, .net tin gelişmesi için verdiği emek gerçekten yadsınamaz. Sefer Hoca bildiğim kadarıyla da MVP ünvanını almış biridir fakat öğrendim ki Sefer Hoca Framework 2.0 için MicroSoft un sertifikalarını almamış ve gayet yabancı bu sertifika olaylarına. Çok önemseyip, sertifikayı önemli görenlerin dikkatine sertifikasız da gurular var etrafımızda.

Dün çok heyacanlı bir maç yaşadık. İstediğimiz kısmende olsa oldu ama en önemlisi yıllardır beklediğimiz futbol kalitesini yakaladı fenerbahçe.
Dişe diş kora kor futbol 90 dakika mücadele herşey vardı. 2 şahsi hata sonucu yediğimiz gollerle galibiyeti kaçırdık. Geçenlerde bir gazetede okudum
son dört yılda ülke puanına en çok katkı sağlayan takım Fenerbahçe imiş herkese duyurulur. Tüm ülke takımlarımıza Avrupa kupalarında başarılar diliyorum.
Yazgelistir.COM da bugün yayınlanan ipucum aşağıdadır.
select * from Table_1 left outer join Table_2 on Table_1.id=Table_2.id
where Table_2.aciklama=a
select * from Table_1 left outer join Table_2 on Table_1.id=Table_2.id and Table_2.aciklama=a
Yukarıdaki iki sql birbirine yazımsal olarak çok benzemekle beraber aynı çalışmaz ilk sql de iki tablonun birleşiminden sonra Table_2.aciklama sütununun null değerini taşıdığı satırlar sqlin çalışması sonucunda gelmezken ikinci sqlde Table_2.aciklama sütununun null olduğu değerler gelir.
2 senedir televizyon izleme hayatıma çok renkli bir kanal girdi. Adı NationalGeographic. NationalGeographic i kablolu tv den ve uydu

üzerinden izleyebilirsiniz. Daha önceleri favori kanalım olan Discovery i, NationalGeographic hayatıma girince resmen tahtından etti. Bi ara hatırlıyorum özellikle haftasonu sabah uyanır uyanmaz televizyonu açıyorum yatana kadar televizyon kumandasına bile dokunmadan NationalGeographic izliyordum. Televizyonlardaki o kadar anlamsız dizi program izlemektense NationalGeographic kanalı beni cezbediyor. Geçen gün yine belgesel izliyorum belgeselin konusu
liger yani aslan ve kaplan kırması.

Merhaba artık buradan sizlerle bilgimi, üzüntümü, sevincimi duygularımı paylaşacağım. Öncelikle bu siteyi yaparken kullanmakta olduğum ASP.NET AJAX Control Toolkit e emeği geçenlere teşekkür ederim. Açık kaynak kodlu olan bu altyapıyı www.asp.net adresinden inceleyebilir ve kullanabilirsiniz.